25 Kasım 2017 Cumartesi

Fakültemiz Tarafından Düzenlenen Türk Alman Ceza Hukuku Konferansları I Gerçekleştirildi.

28 Ocak 2016 Perşembe 11:01 tarihinde eklendi | 785 defa okundu

Bochum Ruhr Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman İsfen tarafından 4 Ocak Pazartesi günü Üniversitemiz Kültür Merkezinde verilen konferansı öğrencilerimizin yoğun katılımı ile gerçekleştirdik.

 

Prof. İsfen’in akademik kariyeri ve bilimsel çalışmalarının kısa tanıtımından sonra Konferansın açılış konuşmasını yapan Fakültemiz Dekanı Prof. Dr. Faruk Turhan, özetle şunları söyledi:“Dünya’nın en büyük otomobil firmalarından Volkswagen’da Eylül 2015’de patlak emisyonskandalındaki hileli işlemler şirketin Almanya’daki yöneticileri tarafından gerçekleştirilmiş olsa da Türkiye’de de binlerce mağduru var. Belki içinizde de bu skandalın, bu suçun, bir çok mağduru vardır. Görünüşe göre bu skandal, ceza hukuku bakımından dolandırıcılık suçunu oluşturuyor.  Ancak dolandırıcılık suçunun unsurları bu olayda gerçekleşmiş midir? Suçun faili veya failleri nasıl tespit edilecektir? Emisyon skandalından etkilenen Dünya çapında 11 Miyon aracın sahibi dolandırılmış mıdır? Hileli bir şekilde emisyon değerlerinin düşük gösterilmesi olayı gerçekte nasıl yapılmıştır? Konuyla ilgili bütün bu ve diğer soruların cevabını konun uzmanı Bochum Üniversitesi Ceza Hukuku Öğretim üyesi sayın Prof. İsfen’den dinleyeceğiz. Emisyon skandalının Türkiye’de de mağdurlar olduğuna göre, konu Türk savcılarını da yakından ilgilendirmektedir''

.

Konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Prof. Dr. Osman İsfen, Süleyman Demirel Üniversitesinde bulunmaktan onur duyduğunu, Hukuk Fakültesi’nin gelişimine kendisinin de geçtiğimiz yıllarda gerek derse girerek gerekse de konferanslar ile destek verdiğini söyledi.

Bu günkü konferansında Dünya çapında önemli bir olay olan Volkswagen Skandalını ceza hukuku yönünden ele alacağını belirten Prof. İsfen konuşmasında özetle şu hususları ele anlattı:

 “ABD Çevre Koruma Kurumu tarafından ortaya çıkarılan emisyon skandalı, Türkiye dahil dünya çapında 11 milyon arabayı kapsamaktadır. 2005-2006 senelerinde ilgili ABD normlarının azotoksid değerlerinin katı olmasına ve bu gerekliliği yerine getirmek için yüksek masrafta bir temizleme mekanizması gerekmesine istinaden Volkswagen yetkilileri, dizel motorların elektronik sistemlerinde gizlice değişikliklere giderek test modusunda emisyonların söz konusu sınır değerlerini aşmamasını sağlamış; ancak normal sürüş modusunda bu değerlerin 40 katına kadar çıkmasına sebep olmuşlardır. ABD’de olduğu gibi dünyanın birçok ülkesinde bu skandalın ardından Volkswagen’e karşı hem idarî ve cezaî, hem de özel hukuk çerçevesinde birçok süreç başlatılmıştır. Almanya’da Braunschweig Savcılığı dolandırıcılık suçundan dolayı açtığı soruşturmayı devam ettirmektedir.

Emisyon skandalı, Alman Ceza Kanunu md. 263’te düzenlenen dolandırıcılık suçu kapsamında ele alındığında; her olayın münhasıran bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Zira malvarlığını koruyan bir suç tipi olarak dolandırıcılık suçu, herhangi bir kişi topluluğuna değil, ferdî olarak her bir kişiye münhasıran işlenebilecek bir suçtur. Bu bağlamda; aldatma ile hata arasındaki illiyet bağı önem taşımaktadır. Aynı şekilde, hata ile malvarlığı üzerinde tasarruf arasındaki illiyet bağını da her olayda yakından incelemek gerekmektedir. Ancak AlmCK md. 263’ün önümüzdeki olayda gerçekleşmiş olup olmadığının kırılma noktası, herhangi bir zararın olup olmadığı sorusudur. Bu sorunun cevaplanabilmesi henüz mümkün görünmemektedir; zira Volkswagen tarafından motor ayarları üzerinde yapılacak düzeltmelerden sonra motor gücü ve yakıt tüketimindeki muhtemel değişikliklere göre herhangi bir değer kaybının olup olmadığının araştırılması elzemdir.

Soruşturmada suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının ele alınması kadar, Volkswagen gibi dünya çapında faal bir şirketler grubunda muhtemel bir dolandırıcılık suçunun faillerinin kim olduğu da önem taşımaktadır. Son olarak; emisyon skandalından yola çıkarak tüzel kişilerin cezalandırılması konusunun tekrar etraflıca ele alınması yerinde olacaktır.”

DEKANIMIZIN MESAJI

ÖĞRENCİ BİLGİ SİSTEMİ

HUKUK ÖĞRETİM ÇALIŞTAYI

DÖKÜMAN ARŞİVİ

FAKÜLTEMİZ DERGİSİ

HUKUK FAKÜLTELERİ

 

 

LOGOMUZUN ANLAMI

SOSYAL MEDYA